Aşk Mıydı O ? Aşk mıydı o, aşkımsı bir şey miydi Neydi çekip kendine, beni bağlayan Kanatan dudağımı, tenimi dağlayan Elleri ta içimde o dev miydi Etime bir alev değmişçesine Nasıl da yakardı öptüğü zaman Bir su gibi akıp gitti avuçlarımdan Yorgunum şimdi bin yıl sevmişçesine Hani o yalnız benim olan gül, kırmızı Gözlerimin önünde açılan sonsuz bahçe Hani, o var olmalarımız öpüştükçe O delice sürdürmeler yaşantımızı Hiç doymamak oysa, tene, kokuya, aşka Sarıldıkça güçlenmek, bütünlenmek Kudurmuş arzularla zamanı yenmek Ve en kuytularda buluşmak korka korka Kimi gün utanmak otlardan, çimenlerden Kimi gece mıhlamak gölgemizi duvara Varmak için o sevgiyle açılmış kollara Apansız düşmek yükseklerde bir yerden Oydu işte alıştığım, özlediğim şimdi de Sevgice bir tutku, aşkımsı bir yakınlık Avunmak... Kırık dökük anılarla artık Kimbilir? o geceler yaşanmadı belki de... Ümit Yaşar Oğuzcan
Ben Orada Sen Burada Ben orada öldüm en çok orada bilmezsin Orada zaman buruşmuş bir eski resimdi Orada sen yoktun, gözlerin belli belirsiz Koptum oradan, bir kırık heykelim şimdi Bir kolum derin denizlerde tek başına Ayaklarım çöllerde kum tepelerinde gömülü Alıp götürür saçlarımı bir soğuk rüzgar Ben orada öldüm, en çok orada bir başka türlü Hiç bende değilsin, burada yoksun ki Orada var mısın, ya da ben yok muyum Tek değiliz seninle, bütün olmadık hiç Şimdi nerdeyiz nasılız bilmiyorum Orada akşamlar daha çok serin Ben bu kadar değilim, bu kadar yıkık Sarhoşum, kederliyim, yoksulum, sensizim Orası sisler içinde orası karanlık. Bensiz olduğun yerde değil mi en güzelsin Bensiz olduğun yerde söyle şarkılarını aşkın Bir mermeri al, yont, şekil ver ona benden Bir günah işlercesine sessiz ve dalgın En iyisi sen burada kal, hep burada Ellerinle kal, dudaklarınla, gözlerinle Tut ki bütün renkler senin mavi kırmızı Burada her şey sen nasıl istersen öyle Bir büyük ayna duvarlar çok büyük Orayı düşünme hiç burada soyun Utandır duvarları pencereleri, kapıları İki yalnızız şimdi anlıyor musun Var sandığın sen sen değilsin bir başkası Benim anlasana benim o yok dediğin Sabahları bir serin havayım içine dolan Benim akşamları pencerende beklediğin Hiç bir şey bilmiyorum, sen anlıyorsun Senin bilmediklerini anladığım gibi Güzel, parmaklarının değdiği bir şey Sensizlikler içinde seninle olmak iyi Orada bulutlar yağıyor paramparça Orada ağlayan dağlardır göğe en yakın Orada sen yoksun, orada bir şey yok Orada kan ve ölüm, orada yangın Ümit Yaşar Oğuzcan
Yaşanmamış hatıralar bilirim Büyülü sonbahar akşamlarında Bulutlar üstünde, su kenarında Yalnız hayal edilen hatıralar İşte; en ürpertici nağmelerle Bizim şarkımızı söyliyen rüzgar Sen dudağında gülümsemelerle Ben gözyaşlarımla, bu alemdeyim Fakat yine bizbize, başbaşayız Duymasan düşünmesen de; unutma Bir daha bu anı yaşayamayız. Görülmemiş manzaralar bilirim Karda, kışta, belki de ilkbaharda Hür denizlerde, kuytu ormanlarda Sadece hissedilen manzaralar Bak! Dinle, neler anlatıyor yağmur Üşüyorum üşüyorum beni sar Karanlık başladı, gitme ne olur İnan değişen manzaralar değil Kilometreler ayıramadı bizi Fakat bir gün gelir de birleştirir Beyaz bir güvercin kanadı bizi Söylenilmemiş mısralar bilirim Hüzün dolu yağmurlu gecelerde Alev çalgıların sustuğu yerde Yalnız, yalnız düşünülen mısralar Bilinen şeyler huzur içinde Bilmenin bilinmez bir korkusu var Bak bütün rüyalarım nur içinde Çünkü, bugün havasını kokladığın Denizaşırı bir diyar bilirim Ve o diyarda seninle beraber Yaşanmamış hatıralar bilirim Ümit Yaşar Oğuzcan
Yitik Hep o kadındır düşündüğüm gecelerdeki Aklıma dudakları gelir durup dururken Girer yatağıma apansız bir meltem gibi Uzaklarda bir saat onikiyi vururken Ben bu kadını sevdim bir zaman, sırılsıklam Dolardı içime, ömrüm onunla uzardı Doymazdım ela gözlerine ne kadar baksam Küçücük, beyaz elleri, ayakları vardı Neydi o sevişmelerimiz deli-divane? Bitmezdi o geceler, dinmezdi açlığımız Saatler durur muydu? Zaman geçmez miydi ne? Bir şey var o geçmiş yıllarda bıraktığımız; Bulamaz gözlerimiz uzun uzun arar da Aksimizden bir eser kalmadı aynalarda. Ümit Yaşar Oğuzcan
Ben Bir Eylül - Sen Haziran Bir eylüldü başlayan içimde Ağaçlar dökmüştü yapraklarını Çimenler sararmıştı Rengi solmuştu tüm çiçeklerin Gökyüzünü kara bulutlar sarmıştı Katar katar gidiyordu kuşlar uzaklara Deli deli esiyordu rüzgâr Dağılmıştı yazdan kalan ne varsa Yaşanmamış bir mevsim gibiydi bahar Neydi o bir zamanlar Sevmişliğim, sevilmişliğim O heyheyler, o delişmenlikler neydi Ne bu kadere boyun eğmişliğim Ne bu acıdan korlaşan yürek Ne bu kurumuş nehir; gözyaşım Önümdeki diz boyu karanlıklar da ne Ne bu ardımdaki kül yığını; elli yaşım Beni kötü yakaladın haziran Gamlı, yıkık eylül sonuma Bir ilk yaz tazeliği getirdin Masmavi göğünle Cana can katan güneşinle Pırıl pırıl engin denizinle girdin içime Çiçekler açtı dokunduğun.. Çimler büyüdü yürüdüğün Ve güller katmer katmer oldu güldüğün yerde Başımda senin kuşların kanat çırpıyor şimdi Oldurduğun yemişlerin ağırlığından Dallarım yere değiyor Güneşi batmadan saçlarının Bir dolunay doğuyor bakışlarından Gün boyu senden bir meltem esiyor yanan alnıma Uykusuz gecelerim seninle apaydınlık Başım dönüyor, off başım dönüyor yaşamaktan Ölebilirim artık Ölme diyorsan; gitme kal öyleyse Sarıl sımsıkı, tenim ol, beni bırakma Baksana; parmak uçlarım ateş Lavlar fışkırıyor gözbebeklerimden Hadi gel, tut ellerimi, benimle yan Benimle meydan oku her çaresizliğe Benimle uyu, benimle uyan Birlikte varalım onuncu aylara Ben bir eylül, Sen haziran... Ümit Yaşar Oğuzcan
Birgün Seni Sevdiğimi Anlarsın Uykuların kaçar geceleri Bir türlü sabah olmayı bilmez Dikilir gözlerin tavanda bir noktaya Deli eden bir uğultudur başlar kulaklarında Ne çarşaf halden anlar, ne yastık Girmez pencerelerden beklediğin aydınlık Kapanır yatağına çaresizliğine ağlarsın Onun unutamadığın hayali Sigaradan derin bir nefes çekmişçesine dolar içine Sevmek neymiş birgün anlarsın Birgün anlarsın aslında herşeyin boş olduğunu Şerefin, faziletin, iyiliğin, güzelliğin Gün gelir de sesini bir kerecik duymak için Vurursun başını soğuk taş duvarlara Büyür gitgide incinmişliğin, kırılmışlığın Duyarsın ta derinden acısını çaresiz kalmışlığın Sevmek neymiş birgün anlarsın Birgün anlarsın ne işe yaradığını ellerinin Niçin yaratıldığını Bu iğrenç dünyaya neden geldiğini Uzun uzun seyredersin de aynalarda güzelliğini Boşuna geçip giden yıllarına yanarsın Dolar gözlerin için burkulur Sevmek neymiş birgün anlarsın Birgün anlarsın sevilen dudakların Sevilen gözlerin erişilmezliğini O hiç beklenmeyen saat geldi mi Düşer saçların önüne ama bembeyaz Uzanır gökyüzüne ellerin Ama çaresiz, ama yorgun, ama bitkin Bir zaman geçmiş günlerin uykusuna dalarsın Sonra dizilir birbiri ardınca gerçekler acı Sevmek neymiş birgün anlarsın Birgün anlarsın hayal kurmayı Beklemeyi Ümit etmeyi Bir kirli gömlek gibi çıkarıp atasın gelir Bütün vücudunu saran o korkunç geceyi Lanet edersin yaşadığına Maziden ne kalmışsa yırtar atarsın Zaman bir çiçek gibi büyür kabrimde kendiliğinden Bir gün seni sevdiğimi anlarsın Ümit Yaşar Oğuzcan
Dağ Rüzgarı Kaderde senden ayrı düşmek de varmış Doğrusu bunu hiç düşünmemiştim Seni tanımadan, Hele, seni böyle deli divane sevmeden Yalnızlık güzeldir diyordum. Al başını kaç bu şehirden Ufukta bir çizgi gibi gördüğün dağlara.. Rüzgârın iyot kokularını taşıdığı denizlere git. Oysa ki, senden kaçılmazmış.. Yokluğuna bir gün bile dayanılmızmış Bilmiyordum Yine de dayanmaya çalışıyorum işte Bir kır çiçeği koparıyorum gözlerine benzeyen Geçen bulutlara sesleniyorum ellerin diye Rüzgâr güzel bir koku getirmişse Saçlarını okşayıp gelmiştir diyerek avunuyorum. Bir başka zamanda seni yaşamak Herşeyden önce sen Elbette sen, mutlaka sen İster uzaklarda ol, ister yanıbaşımda ol. Sen ol yeter ki, bu zaman içinde.. Ben olmasam da olur. Seni bir yumağa sarıyorum yıllardır, bitmiyorsun... Çaresizliğim gün gibi aşikar. Su olup çeşmelerden akan güzelliğin İnceliğin ışık ışık yüzüme vuran.. Sen, güneş kadar sıcak, tabiat kadar gerçek, Sen, bahçelerde çiçekler açtıran, Sen, o tek sevgi içimde.. Sen, görebildiğim o tek aydınlık. Bir nefes de benim için al, havasızlıktan öldürme beni.. Bulutlara, yıldızlara benim için de bak. Susadım diyorsam, bir yudum su içmelisin. Ben yorulduysam sen uyumalısın. Ellerim sevilmek istiyor, saçlarım okşanmak istiyor. Dudaklarım öpülmek istiyor Anlamalısın. Ağaçların yeşili kalmadı, gökyüzünün mavisi yok. Bu dağlar, o dağlar değil... Rüzgârında kekik kokusu yok. Kim bu çaresiz adam, Bu kan çanağı gözler kimin? Kaç gecedir uykusu yok. Gündüzü yok, Gecesi yok, yok... yok... Anladım.... Sensiz yaşanmaz bu dünyada.. İmkanı yok. Ümit Yaşar Oğuzcan
Ya Sensizlik Ölmekse Bir zamanlar sen vardın ya ben böyle yok değildim Düşünürdüm neyi mi? Hep seni odalarda Kimdi bana benziyen baktığım aynalarda Senden başkası mıydı o sessiz beklediğim Bir zamanlar sen vardın ya ben böyle değildim Kim bilir ağlamayı ölüp kendi kabrinde Sensizliği bu türlü benim kadar kim bilir Akşam karanlığında herkes gider o gelir En sevdiğim çiçekler çürümüş ellerinde Kim bilir ağlamayı ölüp kendi kabrinde Ya sensizlik ölmekse her gün bir başka türlü Ya bir şey olmamaksa sen olmak o yerlerde Yaşamak nerde hani yaşamak gücü nerde Bilinmez sensiz kalan yaşıyor mu ölü mü Ya sensizlik ölmekse her gün bir başka türlü. Ümit Yaşar Oğuzcan
Diyebilseydim Anladım diyemem ki! Suçluyum Belki ben anlatamadım sana kendimi Tutuştum, yandım da yokluğunda her gece Yine gözyaşlarımla söndürdüm kalbimi Her gün her dakika seni özlerdim Bitmezdi kederim senin yanında bile Susardım, gözlerime baktığın zaman Mermer bir heykelin çaresizliğiyle Oysa neler düşünürdüm sen yokken Sana kavuşunca neler söylemek isterdim Dakikalar bir ışık hızıyla geçerdi Ayrılık başlayınca ben biterdim En kötüsü beni koyup gitmendi O öyle bir yalnızlıktı anlatılmaz Hep yarım kalmış heyecanlar hazlar içinde Biterdi bir kış, geçerdi bir yaz Ve nice yıllar kovalardı birbirini Gözlerimde gitgide büyürdü mesafeler Bütün teselliler uzaklarda kalırdı Bütün çiçekleriyle solardı bahçeler Ne olurdu saadetlerin en büyüğü İşte ellerimde al, diyebilseydim Anlardın, ve hiç gitmezdin, değil mi Bir gün duyduğum gibi kal diyebilseydim
UNUTAMIYORUM Unut demek kolay gel bana sor bir de. Unutamıyorum işte unutamıyorum. Bir şey var şuramda beni kahreden Şuramda tam yüreğimin üstünde Çakılı duran bir şey var Elimde değil söküp atamıyorum. Dalıp dalıp gidiyor gözlerim derinlere. Kimi görsem biraz sana benziyor Seni hatırlatıyor şu bulut şu gökyüzü Şu kayaları döven deniz Şu hüzünlü melodi şu napoliten şarkı Bir zamanlar beraber dinlediğimiz. Boyuna seni düşünüyorum durmadan usanmadan. Şimdi diyorum o ne yapıyor acaba? O güzelim gözleri kime bakıyor O canım elleri nerde? Oysa günler o günler değil Akşamlar o akşamlar değil Ve kalan şimdi sadece özlemin gecelerde. Durup durup seni büyütüyorum içimde. Seninle acılar büyütüyorum Yeni yeni kederler büyütüyorum dayanılmaz. Kirli sular yürüyor iliklerime Bir zehir karışıyor kanıma anlıyor musun? Bir daha görsem seni diyorum bir daha görsem Bir gün olsun bir dakika olsun. Unut demek kolay, gel bana sor bir de. Hatırladıkça gözyaşlarımı tutamıyorum. Dilimin ucunda sen Başımın içinde sen Kader misin, ecel misin nesin sen Unutamıyorum işte, unutamıyorum... ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN..